
|
TASAVVUFİ SÖZLER |
|
Tasavvuf,
Hakk’ın, seni senden öldürmesi ve seni kendisiyle
diriltmesidir. |
|
|
Sen
insana ulaşmadan Allah’ı nasıl arıyorsun?. |
|
|
Allah'ım!
İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler;
bense seni verdiğin belalar yüzünden severim. |
|
|
Aşka
delilik diyen insan, hayatın sırrına ebediyen bigane
kalsın. |
|
|
Bilmediklerimi
ayağımın altına alsaydım, başım göğe değerdi. |
|
|
Bir
gün nefsime dedim: gel seninle Rabbime gidelim.
gelmedi. Ben de tek başına yürüdüm, gittim. |
|
|
Allah'ı bilenler ise, ruhun beynin özü ve hakikatı olan
Hak' tan geldiğini müşahade ettiler.. |
|
|
Allah
sizin kalıbınıza ve suretinize değil, kalbinizin
temizliğine bakar. |
|
|
Bir
insanda görülen ameller ve takvadan başka, bir de
onun cevher gibi güzel olan gizli amel ve takvası vardır.
Bakış gücü olmayanların nazarları, görünen
amellerdir. Halbuki biz onlara bakmıyoruz. Biz insanın
içine, içindeki sırra bakıyoruz... |
|
|
Bir
kimse kendi hakikatine arif olursa, hiçbir itikat ile
kayıtlı olmaz. |
|
|
Bütün
maşuktur, aşık perdedir. Diri maşuktur, aşık ölüdür. |
|
|
Cevizin
kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk
zanneder. |
|
|
Eğer
bir müminin kalbini kırarsan Hakk’a eylediğin secde
değildir. |
|
|
Ey
birader, sen ancak bir düşünceden ve fikirden
ibaretsin. Üst tarafın kemik ve A’sab sinir ve adalât
(kas) ve elyaftan (insan ve hayvanda adaleleri meydana
getiren ince lifler) ibarettir. |
|
|
Hakikât
yolu, aranmakla bulunmaz. Ama Bulanlar ancak arayanlardır. |
|
|
Hakikatte
Arş ve Beytullâh, Allah'ı bilen arifin kalbidir. |
|
|
Hakk'ın
Rahmeti bizim günahlarımızdan büyüktür. |
|
|
Her
kişinin iki resülü vardır. Biri zahir, diğeri batın.
Zahir dildir, Batın gönüldür. Dil Muhammed’e, gönül
Cebrail’e benzer. |
|
|
Her
şey maşuktur , aşık bir perdedir. Yaşayan maşuktur
, aşık bir ölüdür. |
|
|
İnd-i
Sânî'de, bütün mahlûk TEK bir NOKTADIR; Kâinâtın
cümlesi bu, NOKTA da bir NÜKTEDİR!.. |
|
|
İstesem
sırf fatiha suresinin tefsiriyle yetmiş beygiri yüklerim. |
|
|
Kendimi
arıyorum, gören varmı? |
|
|
Kerem,
dünyayı ona muhtac olana vermen ve kendisine muhtac
olduğun Allah’a yönelmendir.. |
|
|
Kimde
sevgi varsa, Allah'ın varlığı ondadır. |
|
|
Kimi
aşık görürsen, onu maşuk bil. Zira o aşka nisbetle
hem aşıktır, hem de maşuktur. |
|
|
Kur'an
insanlara pek çok şeyi sembollerle anlatırken;
tasavvuf ise baştan sona, serâpa sembol ve mecazdır. |
|
|
Maddi
hayata meyledenler için hayat deniz suyu içmeye
benzer, içtikçe susarlar, susadıkça içerler. |
|
|
Musibetin
sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken
de varsa, zahidsin. |
|
|
Nazar
ve nefes az kaldı kaderi geçecekti. Nefes ve nazardan
Allah’a sığının. |
|
|
Nokta,
tüm çizgilerin esasıdır. |
|
|
Okunacak
en büyük kitap insandır.. |
|
|
Ölüm,
yaradılmışın Yaradan’a kavuşmasıdır,Şeb-i
arus’dur. |
|
|
Sevgin
yoksa, dost arama. |
|
|
Algılanan
varlığın, Hakkın vücudu olduğunu müşahade,
vahdet-i vücud’dur. |
|
|
Tasavvuf
zamanı en uygun bir şekilde değerlendirmekten
ibarettir. |
|
|
Tasavvuf,
Allah ile olan muamelenin saflığıdır. Bunun aslı da
dünyadan yüz çevirmedir. |
|
|
Tasavvuf,
bila-alaka (hiçbir bağ olmadan) tamamiyle Allah ile
olmandır. |
|
|
Vücudun,
ilmi ilahide, ilimden ibaret olduğunu müşahade,
vahdet-i şuhud’dur. |